Neo-klasik cephe tasarımı, klasik mimarinin vazgeçilmezi olan görkemli kolonları, pencere sövelerini, gösterişli kornişleri ve üçgen alınlıkları (frontonları) daha minimalist ve simetrik bir düzende dış cepheye taşıyan prestijli bir mimari üsluptur. Özellikle binaların ana girişleri, pencere etrafları ve çatı altı hatları, poliüretan dekoratif ürünler kullanılarak yeniden şekillendirilir. Bu tasarım anlayışı, yapılara hem tarihi bir ağırlık hem de modern bir zarafet kazandırarak mimari kimliği güçlendirir.
Dış cephe uygulamalarında poliüretan malzemenin kullanılması, geleneksel taş veya betona kıyasla devrim niteliğinde avantajlar sunar. En başta, poliüretan ürünlerin ultra hafif yapısı sayesinde binanın taşıyıcı sistemine ve temeline asla ekstra yük binmez. Zorlu iklim şartlarına, dondurucu soğuklara, yakıcı güneşe ve yoğun yağmura karşı inanılmaz bir dirence sahiptir; asla su çekmez, bu nedenle donma ve çözülme evrelerinde çatlama veya dökülme yapmaz. Montaj süreci sadece poliüretan yapıştırıcıları ve basit mekanik vidalamalarla çok kısa sürede, iskele üzerinde rahatça tamamlanabilir. Ayrıca istenilen her türlü dış cephe boyasıyla renklendirilebilir olması, tasarımcıya sınırsız bir özgürlük sunar. Tüm profiller kalıplama yöntemiyle üretildiği için, cephe boyunca kullanılan her bir korniş ve sövenin ölçüsü milimetrik olarak aynıdır, bu da neo-klasik tasarımın can damarı olan kusursuz simetriyi sağlar.
