Klasik dış cephe tasarımı; yapılara tarihi bir kimlik, zarafet ve orantısal bir simetri kazandırmak amacıyla dış yüzeyin belirli kurallara göre kurgulanma sürecidir. Bu süreç, pencere çerçeveleri (söveler), kat geçişlerini belirleyen kornişler, görkemli girişler yaratan sütunlar, dekoratif taçlar ve kemerlerin birbiriyle uyumlu, dengeli ve ritmik bir şekilde cepheye yerleştirilmesini kapsar. Tüm bu mimari düzenlemelerin poliüretan materyal kullanılarak hayata geçirilmesi, geleneksel beton veya taş kaplamalara göre binaya binen yükü inanılmaz derecede hafifletir. Yüksek katlı yapılarda bile vinç gereksinimi olmadan, sadece yapıştırıcılarla uygulanabilmesi, tasarımın hayata geçirilme hızını ciddi ölçüde artırır. Tamamen dış hava şartlarına adapte edilmiş olan poliüretan ürünler, zorlu iklimlerde bile genleşme yapmaz, boyayı dökmez, neme ve suya karşı bariyer görevi görür. Önceden hazırlanmış kalıplarla üretildikleri için, cephede tekrarlanan her bir motifin ölçüsü ve deseni tamamen eşittir; böylece istenen renk paletine rahatlıkla boyanarak bütünlük sağlanır.
